Türkcə Mətn
Beyrut 1992, s. 616; Âsım Efendi, Ebu’lKemâl, el-Okyânûsu’l-besît fî tercemeti’l-kâmûsi’l-muhît, yy. İstanbul 1272, III, 297. 10 İbn Manzûr, Lisânu’l-arab, XI, 475; Ebu’l-Bekâ, Kitabu’l-külliyât, s. 616. 11 İbn Manzûr, Lisânu’l-arab, XI, 477; İbn Fâris, Mu’cem, IV, 145; Zemahşerî, Esâsu’l-belâğa, II, 142; Ezherî, Ebû Mansûr, Tehzîbu’l-luga, thk. M. Ali Neccâr, yy. Mısır ty. II, 423. 12 Isfehânî, el-Müfredât, s. 728. Benzer şekilde Ebu’l-Bekâ da, kasıtlı ve bilinçli şekilde yapılan fiillere amel ismini vermektedir. Bu bağlamda ona göre fiil, amelden daha geniş ve kapsamlıdır. Zîra fiil, kendisinde irade ve şuur bulunmayan diğer varlıkların hareket ve davran