Türkcə Mətn
Et-Tahâvî’nin Sünnî düşünce geleneği içerisinde Ebû Hanîfe’nin görüşleri doğrultusunda, kelâm ilminin metoduna bağlı kalarak fikir üretmesi ve bu doğrultuda eserler yazması gerek Hanefî-Mâtürîdîliğin bir mezhep olarak şekillenmesi gerekse İslam düşüncesine sağladığı katkılar açısından büyük önem arz etmektedir. Hz. Peygamberin vefatından sonra Müslümanlar arasında yaşanan bazı olayların bir takım kelami problemlerin ortaya çıkmasına yol açtığı bilinmektedir.1 İmanın tanımı, amel-iman ilişkisi, büyük günah işleyen kişinin durumu, irade ve insan filleri gibi meselerde ortaya çıkan görüş ayrılıkları Allah’ın sıfatları ve mahiyeti konusunu da gündeme getirimiştir. Söz konusu bu tartışmalar kelam