Türkcə Mətn
Başlangıçta kelam ilmine ait olan konu, fıkıh ilminde ise fakîhlerin Şâri’nin hitabının insan fiilleriyle ilişkisini incelerken bağlı bulundukları kelam okullarına göre kendi fıkıh sistemlerini oluşturmalarında etkili etmiştir.3 Ancak iyi veya kötü fiillerin kaynağının akıl mı şeriat mı olduğu meselesi bu ilimler içerisinde esasen ahlak zemininde değil, dinin temellendirilmesi amacıyla tartışılmıştır. Çünkü kelam ilmi gayr-ı müslim muhatabına karşı dine neden girilmesi gerektiğini açıklamak durumuyla karşılaşmıştır. Bu durumda dine girmeyi sağlayan -asgarî düzeyde de olsa- iyiliği veya kötülüğü akılla bilinebilir fiillerin bulunması gerekmektedir. Çalışmamızın merkezinde yer alan Sadrüşşerîa