Türkcə Mətn
a akıl kelimesi biri geçmiş, (Bakara 2/75) diğerleri geniş zaman kipinde olmak üzere kırk dokuz yerde (Âl-i İmrân 3/65; Mâide 5/58 vb.) fiil şeklinde geçmektedir.6 Kur’an’da akletme ile ilgili teakkul (En‘âm 6/32, 151; A‘râf 7/169) kalıbı dışında anlam olarak akla yakın olan i‘tibar, (Haşr 59/2; Naziât 79/26) nazar, (A‘râf 7/185, Târık 86/5) tebassur, (Kâf 50/22; Zariyât 51/21) tefekkür, (Bakara 2/219; Haşr 59/21) tedebbür, (Nisâ 4/82; Muhammed 47/24) tezekkür, (İbrâhîm14/25; Tâhâ 20/44) tefakkuh (Tevbe 9/122) gibi fiillerin yanı sıra lübb, (Mâide 5/100; Râd 13/19) hicr, (Fecr 89/5) nühâ, (Tâhâ 20/54,128) kalb, (Kâf 50/37) ahlâm (Tûr 52/32) gibi isimler de kullanılmaktadır. Akılla ilgili bu