Türkcə Mətn
150/767) nakledildiğini söyleyen Cürcânî, “Kim, “Ben kabir azâbını kabul etmem” derse o, helâk olmuş habîs Cehmiyye tabakasındandır. Çünkü o bu âyeti inkâr etmiştir” der. 42 Yine İlk dönem müfessirlerinden biri olan İbn Cerîr et-Taberî (ö. 310/9923), “âyetin, “… Sonra da büyük bir azâba itileceklerdir” kısmı, iki azâbın da Cehennem’e girmeden önce olacağına delâlet eder. En gâlip görüşe göre bu iki azaptan biri kabirde olacaktır”43 diyerek âyetin kabir azâbının varlığına açık delillerden biri olduğunu kabul etmiştir. Müfessir el-Kurtubî, âyetteki ikinci azaptan maksadın “kabir azâbı” olduğunun söylendiğini,44 Fahreddîn er-Râzî (ö. 606/1210) ise, hayatın dünya, kabir ve âhiret olmak üzere üç