Türkcə Mətn
Ebû Hanîfe’den aktarılan “Bir şüphe/itiraz ortaya çıkmadıkça kelâm ilmiyle meşgul olmak çirkindir. Ancak şüphe ortaya çıktığında da onun giderilmesi gerekir.” sözünden hareketle Birgivî, kelâm ilminin farz-ı kifâye olduğu ancak onu öğreten ve öğrenenlerin tam anlamıyla zeki, dindar ve ciddiyetli olmaları gerektiği sonucuna ulaşır. 2 Birgivî’nin farz-ı kifâye olarak gördüğü kelâm ilmine olan genel ilgisizliğine rağmen Tarîkat-ı Muhammediyye adlı eserinde, insan iradesinin mahiyeti hakkındaki tartışmalarda Eş’arî-Mâtürîdî ihtilafının ince meselelerine ayrıntıya girmeden temas etmesinin asıl sebebi, kanaatimizce kelâmdan çok, meselenin İslâm fıkıh ve ahlak anlayışını kapsayan uzanımlarının bulu