Türkcə Mətn
de tartışılan vaîd-i-füssâk (fasıkların tövbe etmeden ölmeleri hâlinde ebedî cehennemde kalacakları) konusu, meselenin itikat boyutuyla da ilişkisinin olduğunu gösterir (Özen, 2005, s. 125, 2006, s. 232). Ulema, Ebû Hanîfe’nin âmm ifadeleri bütün fertlerini kesin biçimde kapsayacak şekilde kullandığı noktasında birleşseler de onun bu metodunu inançla ilgili ayetlerin yorumunda devam ettirip ettirmediği mezhep içinde tartışılmıştır. Zira umûm ifadelerin ister amel isterse de inanç konularında delalet ettiği fertlerin her birini kesin olarak kapsaması demek, büyük günah işleyenlerin ebedî cehennemde kalacağını ifade eden ayetler (Bakara 2/81; Nisâ 4/14, 93; Yunus 10/27) dolayısıyla tövbe etmed