Türkcə Mətn
nin yirmi dördüncü âyeti de böylesi bir değerlendirmenin sonucu olarak ِِّّ ِّ Medenî dönemle ilişkilendirilmiştir:9 وم ٌ ُجن ِّيف أ َْم َواهل ْم َحقٌّ َم ْعه َ َوالَّذÂyette bahsi geçen “hakkun maʿlum” un zekâtla ve zekâtın da Medine dönemi ile irtibatlandırılması böylesi bir izlenime neden olmuş görünmektedir. Oysa âyet, öncesi ve sonrası ile bir bütünlük içinde düşünüldüğünde, nitelikleri bakımından tanımlanan bir mü’min tipine dair anlatımların bir parçası olduğu görülür.10 7 8 9 10 Ebüs-S̱ enâ Şihâbuddîn Maḥmûd b. ʿAbdillâh b. Maḥmûd el-Ḥuseynî el-Âlûsî, Rûḥu’l-meʿânî fî tefsîr el-Ḳur’âni’l-ʿaẓîm ve’s-sebʿu’l-mes̱ânî, thk. ʿAlî ʿAbdubârî ʿAṭiyye (Beyrut: Dârü’l-Kütübi’lİlmiyy