Türkcə Mətn
333/944) ile bu mezhebin muhakkik âlimleri ise imânı, “kalbin tasdîki ve kabulü” olarak tarif etmiştir.31 İbn Teymiyye (v.728/1328)’ye göre ise imân, inanılması gereken ne varsa bunlar hususunda ayrıntılı bir bilgiyi ve emniyet hissi ile mutlak bir kanaatin yanında kalbî ve bedenî amelleri de içerir.32 Ünlü dil bilgini Zeccâc’ın (v. 311/923) imân tanımı şöyledir: “Hz. Peygamber (s.a.v.)’in getirdiği tüm hususları kalple tasdik edip inanarak, dine boyun eğmektir.”33 Dil bilginlerinin ve diğer İslâm âlimlerinin ortaklaşa ifade ettikleri üzere, imân; “kalben tasdik etmek” demektir.34 Ancak Kelâm âlimleri, “kalbin tasdikiyle beraber dilin ikrarının da bulunması gerektiğini” söylemişlerdir. Meşhu