Türkcə Mətn
-Tefsîr ve’l-Müfessirûn’u ve İsmail Cerrahoğlu’nun Tefsir Tarihi’ini referans göstererek tefsîr tarihi kaynaklarında Ehl-i Sünnet’in Kur’ân ve tefsîr anlayışına yer verilmemesi yazarın düşüncelerini desteklemektedir. Bu düşünceye göre Ehl-i Sünnet’in Kur’ân ve tefsir yönteminin olmaması bağımsız bir ekol olarak değil de “merkez” kabul edilmesinden kaynaklandığına bağlamaktadır (s. 13-14). Yazar, Endülüs coğrafyasının merkezi İslam anlayışınıın izdüşümü olan Sünnî-Mâlikî çizginin hâkim olması yönüyle “Endelüs Tefsir Geleneğinden” söz edilemeyeceğini belirtir (s. 25). Keza, - çesitli fraksiyonları ile çoğulcu bir yapıya sahip olan ve Hz. Peygamber sonrası dönemden başlayarak bugüne kadar İslâm