Türkcə Mətn
klı boyutlarıyla kelâm kitaplarında yerini almış, imkânı, gerekliliği, hikmeti gibi meseleler çerçevesinde onun hakkında detaylı bilgiler verilmiş, ancak Kur’ân’daki sarîh ifadelerden ve buna dayalı olarak -en azındankelâm ekolleri arasında farklı bir görüş ortaya çıkmamasından ötürü olsa gerek, nübüvvetin vehbîliği-kesbîliği meselesine ise çok fazla girilmemiştir. Bu konuda kelâm kitaplarında bulunan mevcut detayın büyük bölümü, İslâm filozoflarının meseleyi sunuş tarzlarına itiraz sadedinde dile getirilen ifadelerden oluşmuştur. Sözlükte masdar isim olarak “yücelik”, “haber verme” ve “yol” gibi mânalarda kullanılan nübüvvet “bir kişinin Allah tarafından insanlara gönderilmesi” şeklinde tar