Türkcə Mətn
tmeyenler; kendilerinden biri olan Muhammed (salât ve selâm üzerine olsun)'in ortaya attığı bu derece yüksek düzeyli açıklamaların kaynağına açıklık getirmeye çalışacaklardı. Böyle bir şeyin olmadığını bildikleri halde, birtakım şeyler uyduracaklardı. Çünkü gerek peygamberlikten önce gerekse peygamberlikten sonra Hz. Peygamber’in (salât ve selâm üzerine olsun) yaşayışının onlarda bilinmeyen bir tarafı söz konusu değildi. ”18 Seyyid Kutub’un bu ifadeleri, Mekkeli müşriklerin Hz. Muhammed’i yakından tanımalarına rağmen ona iftira attıklarını vurgulamaktadır. Ayrıca, Kutub’un Tevrat ve İncil hakkında yaptığı değerlendirmeler, Hz. Peygamber’in vahyi Ehl-i Kitap’tan almadığını ve onların kutsal m