Türkcə Mətn
Peygamber’e tevcih edilen vahyin tamamının Kur’ân vahyi ile sınırlı olmadığını belirtmişlerdir. İşte bu Kur’ân vahyine vahy-i metlüv; Kur’ân’a konulmak üzere gelmeyen ve Hz. Peygamber ve mü’minler tarafından namazlarda okunması söz konusu olmayan vahiylere ise vahy-i gayr-i metlüv denilmiş ve bu isimlendirme zamanla kavramlaşmıştır. Bu ayrımı İmam Şafiî’ye kadar götürmek mümkündür. Her ne kadar o, bir deyim olarak bu şekliyle zikretmemişse de onun ikinci tür vahiy için “risâlet veya ilhâm” tabirlerini kullanması, “vahy-i gayri metlüv” kavramının eş-Şafiî’nin zihninde mevcut olduğunu söyleyebilmemize imkân tanımaktadır. Bk. Ebû Abdillah Muhammed b. İdris b. Abbâs eş-Şafiî, el-Ümm (Kahire: Dâr