Türkcə Mətn
ktiği husus, selef sûfîlerinin “şerîatı tâzim ettikleri ve bâtın ilimlerini Peygamberimizin sîreti üzere binâ ettikleridir.” Dolayısıyla ulemâ sınıfından yönelen tenkitlerde “şerîatın muhafazası” önem arzeder. Bk. Birgivî, et-Tarîkatü’l-Muhammediyye ve’s-sîretü’l-Ahmediyye, tahk. Muhammed Huseynî Mustafa, Halep: Dâru’l-kalemi’l-Arabî, 2002/1423, s. 28-31, 42, 47. 15 Sivâsî bir yerde sırât-ı müstakîm üzere olanların Kur’ân, Sünnet ve fukahânın sözlerinin dışına çıkmamasını söyler. Bunun dışına çıkanlardan “sübül-i şeytâna sâlik” diye bahseder ki fıkıh-tasavvuf ilişkisine dair kanaatini de böylece serdetmiş olur. Abdülmecîd Sivâsî, Dürer-i Akāid, Süleymâniye Ktp., Mihrişah Sultan no: 300, vr.