Türkcə Mətn
undan ve Fâtımîler’in baskılarından korumaları, Selçukluların Sünnî İslâm dünyasının siyasî ve dinî liderliğini üstlenmelerine zemin hazırlamıştır.1 Nitekim bu süreçte, başta sultanlar ve vezirler olmak üzere Selçuklu yöneticilerinin mezhep-siyaset ilişkisinin şekillenmesinde belirleyici bir rol oynadıkları açıkça görülmektedir. Özellikle vezir Ebû Nasr Amîdülmülk İmâdüddîn Mansûr b. Muhammed el-Kündürî (ö. 456/1064), hem siyasî otoritenin güçlendirilmesinde hem de mezhep siyasetinin yönlendirilmesinde öne çıkan isimlerden biri olmuştur. Ancak bu alanda yapılan araştırmalar, genellikle Selçuklu siyasî tarihinin genel seyri içerisinde Amîdülmülk Kündürî’nin konumuna değinmekte; özellikle onun