Türkcə Mətn
dir ve birinin olduğu yerde, mutlakâ diğeri de vardır.23 Meşîete gelince; ş-y-e (ء-ي- )شkökünden mastar olup, kendisinin değil, türevlerinin Kur’ân-ı Kerîm’de birçok yerde zikredilmektedir.24 Sözlükte irâde etmek, bir işe sevk etmek,25 takdîr etmek26 gibi anlamları bulunan meşîetin, irâdeyle eşanlamlı kabul edilmektedir. 11 Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed Mâtürîdî, Kitâbü’t-Tevhîd (Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-‘İlmiyye, 2006), 223. 12 Râgıb el-İsfahânî, “c-b-r”, Müfredâtü Elfâzi’l-Kur’ân (Dimeşk: Dâru’l-Kalem, 2011), 183. Allah’ın Cebbâr ism-i celili ‘cebr’ kökünden değil, ‘icbâr’ kökünden gelmektedir. İbn Manzûr, “c-b-r”, Lisânü’l-‘Arab, 1/521. 13 Cübrân, “c-b-r”, 304. 14 Cürcânî, “c-b-r”