Türkcə Mətn
mahiyet taşıyan diğer şer‘î isimlerin dilde vazolundukları anlamı kaybede- rek farklı anlamlar kazandığını ileri süren Kādî Abdülcebbâr, nakil olarak ifade ettiği bu durum üzerinden “menzile beyne’l-menzileteyn” görüşünü temellendirmeye çalışmıştır. Mu‘tezile bu görüş temelinde iman / mümin kavramları için ileri sürdüğü tanımları, bu gibi kavramların dilde sahip ol- duğu anlamlardan uzaklaştığını yani nakledildiğini iddia ederek gerekçelen-