Türkcə Mətn
ifade eder. Bunun farz-ı kifâye olduğunu, diğer bir deyişle bir şehirde bir ya da iki kelâm âliminin, cahil bir kişinin itikadını korumada ve ona rehberlikte yeterli olacağını düşünen Gazzâlî,43 buradan daha üst bir mertebeye, kendini tanıma konusuna geçer. Gazzâlî’nin, farz-ı ayn ve farz-ı kifâye yönü olduğunu belirttiği kendini tanımanın hakikati, mücâhede ve riyâzet ile ulaşılan bir yol- dur. Bu umumî bir yol değildir. Yalnızca ehli marifetin izlerini arar. Bu arayış,