Turkish Text
Bu algı, kelamcılar nezdinde Allah kulundan makul olmayanı istemez, şeklinde bir sonuca varılmasına imkân vermiş, dinî olanın sınırı, bu durumda makul olan ile eşitlenmiştir. Ebu’l-Berekât en-Nesefî, aklın Allah’ın delillerinden olduğunu, dolayısıyla Allah’ın bir başka delili olan din ile çelişemeyeceğini ifade ederek, konuya ilişkin algısının metodolojik altyapısını sunar (En-Nesefî, 2000, 49). Çünkü din aklı muhatap alır, insanı değil. Zira çocuk ve akılsız kişi, insan olmasına karşın bu ayrım sebebiyle dinden mesul değildir. Dinin makul olması onun anlaşılabilir olduğunun da garantörüdür. Bununla bağlantılı olarak, teklifin insana yapılması, kendisin