Türkçe Metin
Ebû Hanîfe, insanın gerçek anlamda fiil işleyen (fâil) bir varlık olduğunu savunmuştur. Cebriyye'nin insanı iradesiz bir nesne gibi gören yaklaşımına karşı, Kur'ân'ın insanın dilediğini yapabileceğini ve eylemlerinin karşılığını göreceğini açıkça belirtmesini delil olarak öne sürmüştür. Ancak Mu'tezile'nin aksine, insanın fiillerini Allah'ın yaratmasından bağımsız görmemiş, kesb kavramıyla bir orta yol benimsemiştir.
İngilizce Metin
Abu Hanifa maintained that the human being is a genuine agent (fa'il) of action. Against the Jabriyya's view of humans as objects without will, he cited the Qur'an's clear statements that humans can do as they wish and will be rewarded or punished for their actions. However, unlike the Mu'tazila, he did not see human actions as independent of God's creation, adopting a middle path through the concept of kasb (acquisition).