Түрікше мәтін
ın Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat itikadı ve Ebû Hanîfe’nin mezhebi üzerine olduğunu, içlerinde hiçbir Râfizî, Mu‘tezilî ve Hâricî’nin bulunmadığını belirtme ihtiyacı hissetmiştir.8 İbn Battûta’nın fakih kavramı altında dolaylı olarak gönderimde bulunduğu bu kimselerin kimler olduğu, nasıl bir din anlayışına sahip oldukları ve Anadolu resminde aslan payının kendilerine tahsis edildiği sufilerle nasıl bir ilişkiye sahip oldukları gibi hususlar aydınlatılmayı bekleyen, belki de hak eden hususlardır.9 İbn Battûta ile aynı dönemde Niğde’de yaşayan ve Maveürannehir bölgesinden göç ederek Anadolu’ya yerleşen bir ailenin ferdi olan Kâdî Ahmed el-Hotenî’de (ö.734/1333) bunun ipuçlarını bulmak mümkündür. O