Түрк тилиндеги текст
vcuttur.13 Aynı şekilde Şia ile Kerrâmiye arasındaki itikadî tartışmalar bu meclislerde yapılmıştır.14 Bu bölgenin hem fikir özgürlüğü açısından uygun bir ortama sahip olması, hem de İslâm coğrafyasının diğer yerleşim yerlerinde âlimlerin büyük baskılara maruz kalması, burayı bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Hallâc-ı Mansûr’un (ö. 309/922) Bağdat’ta öldürülmesinin ardından sûfiler, güvenli buldukları için Semerkand bölgesini tercih etmişlerdir. Aynı tarihlerde, Büveyhîlerin hâkimiyeti altına giren Bağdat (m. 946) Şiî düşüncenin merkezi haline dönüşünce, Semerkand alternatif bir ilim merkezi olarak öne çıkmıştır.15 Mâtürîdî’nin yaşadığı dönemde bölgede Sünnîliği destekleyen Sâmânîler Ha