Түрк тилиндеги текст
llerine göre siyasî otoriteye mesafeli duran âlimlerin zâhid olduklarını, bundan dolayı Cakerdize Mezarlığına defnedildiklerini, zira bu mezarlığın saraydan uzak sade halkın yaşadığı bir bölgede kurulduğunu haber verir.33 Hanefî gelenek bakımından hiç şüphesiz hicri 4. yüzyılın en önemli âlimi daha sonra bu geleneğe kendi adını da veren Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed b. Mansûr el-Mâturîdî (333/944)’dir. Hayat hikâyesinden tıpkı Ebû Hanîfe gibi zâhidane bir hayata sahip olduğu, resmi otoriteyle arasına mesafe koyduğu anlaşılmaktadır.34 Eserlerinde de bu zâhidane tavrın tezahürlerini görmek mümkündür. İmâm Mâturîdî keşf, ilham, sezgi ve kalbe doğmayı bilgi kaynağı olarak kabul etmez, bunun de