Türk dilindäki tekst
324/935) ve Ebû Mansûr el-Mâtürîdî ile şekillenen ekollerle birlikte kelâm ilmi gelişimini sürdürmüştür. İslâm inanç sistemine ters düşmeleri sebebiyle kelâmcıların muhatap aldığı dinlerden Hristiyanlık ve Yahudilik daha ilk dönemlerden itibaren sıkı bir eleştiriye tabi tutulmuştur.4 Zira bu dinler, vahyin kendilerine atıf yapması sonucu İslâm’ın doğuşundan itibaren yakın takibe alınmıştır. Sâsânî topraklarında hâkimiyetin sağlanması sonucu ise kadîm Pers/Fars birikiminin kültürel ve siyasi boyutuyla karşılaşılmış, birtakım gnostik ve mistik öğretiler barındıran eski inançlar ile yüz yüze gelinmiştir. İşte bu gnostik akımlardan biri de iki kadim aslı kab