Türk dilindäki tekst
rmuş, onlar da delil olarak yerkürenin ağır oluşunu öne sürmüşlerdir, zira ağır olan cisim havaya karşı direnip fezada duramaz.” (el-Mâturîdî: 2002, 191). Nazzam (Çelebi: 2006b, 466-469) da buna kendi bakış açısına göre karşılık vermiştir. Kâdî Abdülcebbâr, nesnelerin gerçekliğini inkâr eden Sümeniyye’nin ve bilginin duyuların idrakinden ibaret olduğunu iddia eden Dehriyyenin görüşlerini reddeder (Çelebi: 2001, 106). Sabit bir hakikatin olduğunu iddia eden Mu‘tezile kelamcıları, bunun aksini düşünen Sümeniyye gibi agnostik; Dehriyye gibi sadece müşahede ettiklerine inanan monist/pozitivist akımların görüşlerini reddetmiş ve hakikatin değişik yollarla bilinebileceğini ispat etmeyi hedeflemişt