Türk dilindäki tekst
usûli’l-fıkh” ile “Kitâbu’l-cedel fî usûli’l-fıkh” isimli fıkıh usulüne dair eserleri zamanımıza kadar bir bütün olarak ulaştığı tespit edilemedi ise de Hanefi fakihlerden Ebu’l-Mu’în en-Nesefî (ö. 508/1115), Alaeddin es-Semerkandî (ö. 539/1144) ve Abdülaziz el-Buharî (ö. 730/1330) gibi pek çok âlimin bu kitaplardan iktibaslarda bulunması, eserleri referans olarak göstermesi, eserlerin varlığını ispat etmekte, Hanefi fıkıh usulündeki önemini ortaya koymaktadır. Matüridi’nin günümüze ulaşan Kitâbu’t-Tevhîd ile ikinci kitabı olan Te’vîlâtü’l-Kur’ân’ı Hanefi fıkıh medeniyetinin ilmi açıdan kökleşmesinde önemli katkı sağlamıştır. Eser her ne kadar Kur’ân’ın yorumundan ibaret bir tefsir kitabı is