Türk dilindäki tekst
(Cürcânî, 2015b:312-314,Teftâzânî, 2019:592) Klasik dönemde her ne kadar Mu’tezile’nin meseleyi aklî gördüğü ifade edilmiş olsa da bu bakış açısına ekolün tamamının iştirak etmediği ve özellikle son dönem Mu’tezile âlimlerinin, meseleyi kategorik bir şekilde ele aldıkları ve böylece aklî ve şer’î arasında bir denge arayışında oldukları da bilinmektedir. Nitekim ilk dönem Mu’tezilesi hüsün ve kubhu fiillerin sadece zatından kaynaklı bir mesele olarak düşünürken Mutezile’nin sonraki temsilcileri zatla birlikte fiillerin taşıdıkları sıfatları da hesaba katan bir metot geliştirmişlerdir.2 Bu çerçevede salt aklî yaklaşımlarını yumuşatan Mutezile, akıl ile şeriat arasındabir çizgiyi benimsemiştir.