Türk dilindäki tekst
n ve kubhu fiillerin sadece zatından kaynaklı bir mesele olarak düşünürken Mutezile’nin sonraki temsilcileri zatla birlikte fiillerin taşıdıkları sıfatları da hesaba katan bir metot geliştirmişlerdir.2 Bu çerçevede salt aklî yaklaşımlarını yumuşatan Mutezile, akıl ile şeriat arasındabir çizgiyi benimsemiştir. (Cürcânî, 2015b:314) 3 Neticede hüsün ve kubuha dair geleneksel tartışmalar, bütünüyle şer’î olduğunu söyleyenler ile hem şer’î hem de aklî olduğunu savunanlar arasındaki bir meseledir. Bu noktada Selef ile Eş’arîler şer’î görüşü, Mâtürîdî ve Mu’tezile de hem şer’i hem de aklî olduğunu savunan görüşü temsil etmektedir.(Çelebi, 1999:61,62) 2. HÜSÜN-KUBUH TARTIŞMALARINDA DEĞİŞEN VE DEVAM