Türk dilindäki tekst
Müellif Fennü’l-Akâid adlı risalesine birçok İslam aliminin klasik kaynaklarında da gördüğümüz üzere besmele, hamdele ve salvele’yle başlamaktadır. Daha sonra akidenin lügat ve ıstılahi manasına yer vermektedir. Müellif bu risalede bir araya getirdiği itikadî hükümleri daha önce okuttuğu Nesefi Akâidi, Cevheretu’t-Tevhîd gibi metinlerden seçtiği cümlelerden oluşturduğu gibi, Muhammed Emin Erdebilî’nin Tenvîru’l-Kulûb kitabının akaid bölümünden de yararlanmıştır. Akîde; sözlük anlamıyla “inanan kişi için kendisinde şek (zan) kabul etmeyen (barındırmayan) hükümdür.” Istılahi olarak ise, “Allah’ın varlığına ve peygamberlerin gönderilmesine iman etmek gibi kendisiyle sadece itikadın kastedildiği