Türk dilindäki tekst
mıştır.3 Günümüze kadar ulaşan kelâmî eserler arasında, “bilgi”yi bir teori olarak ele alan ve bilgiyle ilgili bir bölümle başlayan ilk eser Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin (ö. 333/944) Kitâbü’tTevhîd”idir. Bilinebildiği kadarıyla ondan önceki kelâmcılarca “bilgi” konusu bağımsız bir başlık altında ele alınmamıştır.4 Gazzâlî (ö. 505/1111) ile temelleri atılıp Fahreddin er-Râzî ile (ö. 606/1210) başlayan felsefî kelâm döneminde kelam bilginlerinin bilgi problemini tartışmalarında, genel anlamda felsefî düşüncenin; özellikle de İbn Sînâ (ö. 427/1037) düşüncesinin etkisi açıkça görülür.5 Felsefî kelâm döneminin önemli bir temsilcisi olan Teftâzânî’nin bilgiye ulaşmada benimsediği metot ve bununla il