Türk dilindäki tekst
Zira Ulemâ ile MeĢâyıh, Tekke ile Medrese birbirinin rakibi değil, bilâkis tamamlayıcısıdır. Zira ilim, takvâ ile bir kıymet ifâde eder. Takvâsız bir ilim, insanı hakka ve hayra ulaĢtırmaz. Daha ziyâde zihnî ve aklî bir faaliyet olan ilim tahsîlinde kalbî hassâsiyetlere de ihtiyaç vardır. Bu sebeple KuruluĢ Devri‘ndeki Osmanlı medreselerinin ilk müderrisleri ve ilk müfessirlerine baktığımızda hemen hepsinin tasavvuf ehli olduğu görülür… (Bkz. Ahmet Faruk Güney, “Gaza Devrinde Kur‟ân‟ı Yorumlamak: Fetih Öncesi Osmanlı Müfessirleri ve Tefsîr Eserleri‖, Dîvan, sayı: 18, 2005/1, s. 193-244) Hatta ilk Osmanlı Ģeyhülislamı Molla Fenârî (v. 834/1431) ve sonraki bazı Ģeyhülislamlar tarîkat mensubudu