Türk dilindäki tekst
ın kelâmı mahlûk değildir, fakat Musa’nın ve diğer yaratılmışların kelâmı mahlûktur.” Ebû Hanîfe, zât ve sıfat ayrımı yaparak, ilâhî sıfatları zâtî ve fiilî kısımlarına ayırıp hepsinin kadîm olduğunu savunmuş, böylece Mu’tezile ve Ebû Hanîfe’nin, “Halku’l-Kur’ân” konusundaki bu ve benzer söylemleri, onun hakkında farklı yorumlara neden olmuştur. Onun bu şekildeki 12 215 213 214 Bütün Yönleriyle İMÂM-I A’ZAM ve HANEFÎLİK Sempozyumu ifadeleri, kimileri tarafından tam anlaşılamadığından kendi ön kabullerinin etkisiyle de, “Ebû Hanîfe Kur’ân’ın mahluk olduğunu ilk söyleyendir”, “Kur’ân, Allah kelamıdır, mahlûk değildir. Onun mahlûk olduğunu iddia etmek, küfürdür.” ve yine, “Kur’ân’ın mah