Turk tilidagi matn
şekilde ortaya çıktığını ifade etmiştir.45 Mâtürîdî, kader kelimesinin ikinci olarak, her şeyin meydana geleceği zaman ve mekanı, hak ve batıl, günah ve sevap olma vasıflarıyla belirlemek manasına geldiğini belirtmiştir. Mâtürîdî, Cibril hadisinde “hayrı ve şerriyle kader Allah’tandır”46 buyrularak iman esasları arasında zikredilen kaderin, bu manalarla alakalı olduğunu ifade etmiştir.47 Ebu’l-Muîn en-Nesefî ve Nureddîn es-Sâbûnî (580/1184) gibi Mâtürîdî mezhebinin önemli âlimleri, kader meselesini açıklarken İmam Mâtürîdî’nin bu açıklamalarını esas almışlardır.48 Mâtürîdî, kader kelimesinin söz konusu iki mananın dışında âyetlerde başka manalarda da kullanıldığına dikkat çeker. O, “Biz gökt