Turk tilidagi matn
âyetleri; müteşâbihi ise onların dışında kalan ilahi kelam şeklinde anlayan zatların da olduğunu kaydeder. Kimilerinin ise düşünüldüğünde herkesin manasını bileceği âyetleri muhkem; araştırıldığında manası kavranılacak ifadeleri ise müteşâbih olarak gördüklerini ifade eder. Son olarak da kimi zevatın ise muhkemi, muradın anlaşıldığı ifadeler; müteşâbihi ise, halka muhkem hususunda gerekli açıklamalar yapıldıktan sonra dahi manasına vakıf olunmayan kelimeler şeklinde izah ettiklerini söyler.30 Diğer bir Mâtürîdî kelamcısı olan Ebu’l-Berekât en-Nesefî (ö. 710/1310) ise muhkemi, ihtimalden ve karışıklıktan korunmuş ifade, müteşâbihi ise farklı manalara ihtimal barındıran lafız şeklinde nakleder