Turk tilidagi matn
(1878-1954), Muhammed Abduh (1849-1905}, Reşid Rızâ (1865-1935) ve Mustafa el-Merağî’yi (1881-1945) benimsedikleri ve savundukları inanç, fikir ve görüşlerinden ötürü çok sert biçimde eleştirmiştir.42 Onların görüşleri ise, İslâm’ın ön gördüğü ve salık verdiği kader anlayışının Osmanlı’nın gerilemesinde ve çöküşünde doğrudan belirleyici olduğu yönünde sloganlaşmıştır. Bu düşünceye karşı o, İslâm’ın ve onun savunduğu kader anlayışının ilerlemeye (terakki) mani olmadığını hatta İslâmî ilimlerin pozitif bilimlerle hiçbir zaman çelişmeyeceği tezini savunmuştur: “Ne kadar tuhaftır ki kadere iman akidesi, halkın ağzında bir sakız olmuş, bilen de bilmeyen de ondan konuşuyor ve müslümanları onunla i