Türkcə Mətn
melerle aynı anlam alanı içinde gayb kavramı insanın kavrayış alanının ötesinde bulunan, duygu ve ilimde veya varlık âleminde hazır olmayan, onu aşan hakikatin tüm safhalarını ifade etmek için kullanıldığı anlaşılabilir (Esed, 1999: I/4). Mâtürîdî gaybı, mutlak ve izafi/göreceli olmak üzere ikiye ayrılarak inceler. Zamana, şartlara ve şahıslara göre gaybın izafi kısmın insanlarca bilebilmesi mümkün iken mutlak gayb kısmını ise Allah’tan başka kimsenin bilmesi, beşerî bilginin hiçbir şekilde ulaşması mümkün değildir. Geçmişte olmuş ve gelecekte ebediyete kadar olacak şeyleri bilmek gibi (Mâtürîdî, 2005b: X/403). Kişinin kalbinden geçen kendisi için malum olurken muhabatı için gaybî olabilir.