Türkcə Mətn
Peygamber (sas)’e tabi olan bir neslin ardından hevalarına uyan ve fırkalara bölünen bir neslin geldiğinden yakınan İbn Ebi’l-İz, Müslümanlar içerisinde hakkı destekleyen ulemadan biri olarak nitelediği Ebû Cafer et-Tahâvî’nin, Ebû Hanîfe ve imameynden nakille selefin benimsemiş olduğu din anlayışını aktardığını söyleyerek el-Akîde metnini selef çizgisine yerleştirir.34 Selef vurgusunu eserinin başından sonuna sürekli öne çıkaran İbn Ebi’l-İz, onlardan uzaklaşıldıkça bidatlerin ortaya çıktığını ifade ederek tevil ehlini hedef almaktadır. Tevilin tahrif olduğunu savunan İbn Ebi’l-İz, fesadın kaynağı olarak da bu tevil yolunun takip edilmesini gösterir.35 Ona göre tev