Türkcə Mətn
e hâkim kanaati olan bu yaklaşım insana, fiillerin meydana geliş sürecinde pasif bir rol biçmesi nedeniyle salt cebirden farklı olmadığı şeklinde tenkit edilmiştir. 3 Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (ö. 333/944) ise cihetler teorisinden (cihâtü’l-fi‘l) hareketle fiillerinin Allah tarafından yaratılmasının insanın, eylemlerinin gerçek fâili olmasına engel teşkil etmediğini, dolayısıyla insanda bulunan kudret ve iradenin, fiilin varlığında etkin bir rol üstlendiğini savunmuştur.4 Mâtürîdî’nin bu düşüncesi, Sadrüşşerîaʿ (ö. 747/1346) tarafından farklı bir boyuta taşınmıştır. Fiil kavramı üzerine yoğunlaşan Sadrüşşerîaʿ ona, biri eylemin meydana getirilmesini ifade eden mastar (iḳāʿ), diğeri söz konusu f