Türkcə Mətn
493/1100), konunun kelami olduğunu usul-ü fıkhın konu başlıklarında yer almaması gerektiğini iddia etmiştir. Bunun aksine yine Hanefî fakihi ve Mâtürîdî kelamcısı olan Sadruşşerîa’ya (ö. 747/1346) göre dinin temellendirilmesi, hüsün ve kubuhun fiilin zatına ve sıfatlarına ait olması ile mümkündür. O, et-Tavdîh isimli eserinin "Mukaddimât-ı Erbaa" bölümünde konuya geniş yermiş, hüsün-kubuh meselesinin genelde usul ilminin, özelde ma’kûl ve menkûl’ün temel başlıklarından olduğunu ifade etmiştir. Teftâzânî (ö. 792/1390), söz konusu esere et-Telvîh’teki şerhinde usulden kastın usul’ü-fıkıh, ma’kûlden kastın kelam ve menkûlden kastın da fıkıh ilmi olduğunu ifade etmiştir. Çünkü mesele, Allah’ın f