Türkcə Mətn
İbn Teymiyye ve sonraki Selefîler Allah’ın sıfatlarını beyan eden ayetlerin hakiki anlamda kabul etmekle birlikte mahiyetini bilinmez görmüşlerdir (Çelebi, 2009, ss. 101-102). Böylece Allah’ın sıfatları meselesi, Kur’ân’daki muhkem–müteşâbih ayrımının tartışıldığı alanlardan biri olmuştur. Haberi sıfatlar, mahiyetlerindeki kapalılık ve insan idrakini aşan boyutları sebebiyle İslâm düşüncesinde sürekli gündemde olmuştur. Allah Teâlâ’nın zâtına ait hakikatler insanlara istiâre yoluyla bildirilmiş, fakat bu sıfatların hakiki mahiyetine ulaşmak mümkün olmamıştır. Bu nedenle ümmetin görevi tevhidi korumak ve Allah’ı mahlûkat sıfatlarından tenzih etmek olarak kabul edilmiştir (Kasar, 1997, s. 204)