Türkcə Mətn
m Şafii gibi belli ba~lı mezheplerin kurucuları arasında vuku bulmu~ olan bir cedel olduğunu dile getirmi~, esasında, ilm-i cedel ile arasında pek bariz bir fark olmadığını belirtmi~tir. O, kısa (icmali) ve ayrıntılı (tafsili) delillerden çe~itli hükümleri çıkarma yöntemlerinden bahseden bir ilim olarak gördüğü ilm-i hilafı, yaptığı ilimler sınıflamasında, tıpkı İbn Haldun gibi, ilm-i cedel ile birlikte, usul-i fıkhın yan dalı saymı~tır. Ona göre, Falı reddin Razi'nin "el-Muallim"i bu ilmi ihtiva etmektedir. 5 17.yüzyılda Kıltip Çelebi ise, hilafiyyat'ın, ~er'i delillerin durumunu bildiren ve kesin deliller ileri sürerek ~üpheyi ve hilafi delillerden geçersiz olanları ortadan kaldıran; aynı