Türkcə Mətn
Dolayısıyla Ebu Hanife’nin akıl-vahiy konusundaki görüşlerini bu manada anlamak gerekir: “Allah insanlığa tek bir Peygamber göndermemiş dahi olsaydı, insanlar yine de akılları aracılığıyla, O’na dair bir bilgi sahibi olacaklardı.” Bu cümlede Ebu Hanife tarafından kullanılan “bi-ön ekinin” (bi ukûlihim: akılları ile yahut akılları kanalıyla) sebebiyet bildirdiğini gösterir. O halde bu cümle şu anlamda alınmalıdır: “Allah bilgisi insana “akıl” yüzünden farzdır, bunu gerçekte farz kılan ise, Allah’tır, akıl değil.”32 Kur’an, insanın inanma aktını gerçekleştirmesinde aklını kullanması gerektiğini vurgulamakla33 dogmatizmi dışlamış; aklını gereği gibi kullanmayan