Türkcə Mətn
tasnif ederken, kaynağını yani ilahi ve insani olması açısından temel alarak, Dinî/ilahî ilim ve “İnsanî İlim” ayrımını yapmıştır. Felsefeyi, eşyayı hakikati üzerine bilmek, gayesini hakikatin idrak edilmesi olarak tanımlar. Dini de insana hakkı ve doğruyu öğreten ilkeler bütünü olarak gördüğü için felsefe ile aynı ilkede birleştirir. Bu ilke de hakkın ve hayırlı amellerin/doğru eylemin bilinmesidir. Vahyin, irade ve istek dışı bir şekilde, matematiksel ve mantıksal yöntemlere başvurmadan seçilm