Turkish Text
ekât en-Nesefî (v.710/1310) de akıl sayesinde Allah’ın insan nefsine iyi kötüyü tanımayı mümkün kıldığını söyler.27 Kâdî Abdülcebbâr (v.415/1024) aklı, Fâil-i Muhtâr’a delalet eden şâhit olarak görür. 28 Ona göre akıldan bahsedince itibar aklın kendisi değildir. Akıldan bahsederken maksat onunla bilgi elde etmeye ulaşmak murat olunur.29 Cüveynî’ye (v.478/1085) göre akıldan bahsetmek nazarî bilgilerden bahsetmektir. Akıl nazara tekaddüm eder. Akıl bütün zorunlu bilgilere değil onlardan bir kısmına tekabül eder. Akıl mümkünün imkânını, muhâlin imkânsızlığını ayırt etmeye yarar.30 Fahreddin Râzî bilgiyi şöyle tanımlar: “İster bir zorunluluk isterse de bir delil olsun bir gerektirici nedeniyle k