Türkçe Metin
Nûreddin es-Sâbûnî (ö. 580/1184), *el-Kifâye fi'l-hidâye* adlı eserinde büyük ölçüde Ebü'l-Muîn en-Nesefî'nin *Tebsîratü'l-edille*'sindeki çizgiyi izler. Ulrich Rudolph'un yaptığı ayrıntılı el yazması incelemesine göre (Kifâye, vrk. 66a-69b) Sâbûnî'nin eserinde Nesefî'den iki kritik farklılaşma tespit edilmektedir:
Birinci fark: Nesefî'nin Mâtürîdî'nin "tabiatçı" (ṭabāʿiʿ) eğilimine yakınlığını açıkça tartıştığı kritik pasaj Sâbûnî'nin eserinde tamamen yer almaz. Bu, Mâtürîdî'nin özgün doğa anlayışının izlerini gizleme ya da atlatma yönünde bilinçli bir tavır olarak yorumlanabilir.
İkinci fark: Cisim tanımında Sâbûnî, Eş'arî'nin tarafını tutar ve bir cismin oluşumu için iki atomun yeterli olduğunu savunur. Nesefî'nin bu konudaki daha nüanslı tutumundan ayrılan bu tercih, Mâtürîdî okulunun varlık anlayışının 12. yüzyılda Eş'arî kozmolojiye daha da yaklaştığını göstermektedir.
Rudolph, Sâbûnî'nin Nesefî'nin ontolojik modelini özünde sürdürdüğünü, fakat bu iki istisnayla geç dönem Mâtürîdî geleneğinin Eş'arîleşme eğilimine katkıda bulunduğunu ortaya koyar.