Türkcə Mətn
Aslı سَ نْگ و ْگِ ل/ seng u gil’dir ve siccîl, takdiren pişmiş tuğla anlamındadır.”7 Farsça ْ سَ ْنگ و گِ لseng u gil, bilgisi Taberî’de de mevcuttur.8 Yukarıdaki iki örnekte görüldüğü üzere Mâtürîdî’nin kullandığı Farsça kelimeler oldukça sınırlıdır. Ayrıca bu kelimelerin bazıları Mâtürîdî’den önce Taberî gibi müfessirlerin eserlerinde geçmektedir. Yani o dönemde zaten böyle bir gelenek vardı. Hanefî literatürde Arapça yazılan eserlerde Farsça kelimelere ve cümlelere yer vermek Fars ve Türk müelliflerin bir geleneğidir. Bunun sebebi Farsçanın da bir ilim ve kültür dili olması ve Hanefî mezhebinin kurucusu Ebû Hanîfe’nin Fars olmasıdır.9 Dolayısıyla elde başka herhangi bir delil olmada