Türkcə Mətn
me, Cebriyye ve Mu’tezile gibi birçok itikâdî fırkalara ayrılmış; o günden günümüze kadar bu akımlar da kendi içlerinde sayılamayacak alt gruplara ayrılmışlardır. Bu fırkalardan bazıları bir müddet yaşayıp, sonra unutulup gitmiş, bazıları ise günümüze kadar varlığını sürdüre gelmiştir2. Bu bağlamda İslam Mezhepleri tarihine baktığımızda itikâdî sahada meydana gelen oluşumların genel olarak iman temelli oldukları görülmektedir. Bu fırkalar, birçok itikâdî konuda farklı görüşleri savundukları gibi, akâid ilminin merkezinde yer alan iman konusunda da farklı bakış açılarına sahip oldukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, İslam dünyasında iman kavramı etrafında ortaya çıkan en dikkat çekici gör