Türkcə Mətn
âhî kadere atfedilmesi; dış etken olarak ise, Seneviyye, Brahmanlar ve tenasüh inancına sahip gruplar gibi yabancı din mensuplarının iyi ve kötüyü belirlemede aklın yeterli olup peygamberlere ihtiyaç olmadığı şeklindeki iddiaları. İslâm kelâmcıları bu tür iddiaları cevaplamak amacıyla konuyu ele almış, böylece hüsün ve kubuh meselesi kelâm ilminin kapsamına girmiş ve farklı kelâm ekolleri arasında çeşitli yaklaşımlar ortaya çıkmıştır.29 Hüsün ve kubuh tartışmaları, düşünce tarihinin kadim dönemlerine kadar uzanır. Antik Yunan felsefesinde Sokrates, değerlerin nesnel varlığını savunarak erdemlerin kişisel duygulardan bağımsız gerçeklikler 28 Geniş bilgi için bk. Çelebi, “Hüsün ve Kubuh”, 19/